Güle güle kullanmanız dileğiyle... :)
Şubat 2012
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
26272829
Aylık Arşiv
Ocak 2012
Şubat 2012
Yıllık Arşiv
2007 2008 2009 2010 2011 2012
Ana Sayfa > Orta Çekmece > Dünya > Ortadoğu
Ortadoğu
001. Ortadoğu
Deve çölde giderken devestop çeken bir akrepe rastgelmiş. "Beni çölün kenarına atar mısın?" diye sormuş akrep. "Olmaz!.." demiş deve "Sonra beni sokarsın." “Niye öyle apalca birşey yapayım" diye cevaplamış akrep, "Sen ölürsen ben de çölde kalır, ölürüm." Olurdu olmazdı derken devenin aklı yatmış. Almış akrebi sırtına, sallana sallana, sohbet ede ede giderlerken deve boynunda bir yanma hissetmiş. Bir de bakmış akrep sokmuş. Zehir hızla yayılıp deveyi yere yıkmış. Yerde son nefesini vermeye yakın sormuş: "Neden yaptın böyle? Şimdi ikimiz de öleceğiz." Akrep boynunu bükmüş "What can I say.." demiş "this is middle east!.."

002. ilahi yanlışlık
Solomon kötü giden her şey için Musa’yı suçluyordu. Nedenini sorduklarında “Musa Kızıldeniz’i geçtiği zaman sağa değil, sola dönseydi Araplar kumu, biz petrolü alacaktık!..”

003. Köstebek
1973’teki Arap-İsrail savaşı sırasında, Mısırlı yöneticiler “kapalı kapılar ardında” aldıkları tüm kararların İsrail tarafından hemen öğrenilmesinden şikayetçiler... Bir gün başbakan, bakanlar kurulunu toplamış ve “Beyler, çantalarınızı burada bırakın, toplantıyı bir başka salonda yapacağız.” Gizli bir başka salona geçilmiş ve toplantı saatlerce sürmüş. Hükümet üyelerinden birisi tuvalete gitmek için izin istemiş. Başbakan “Toplantı bitmeden, kimse bu salondan çıkmayacak!” Bakan “Ama efendim, bu durumda ben ne yapacağım?” Başbakan gürlemiş “Sen de altına yap be adam!.. Bugün kimse çıkmayacak ve burada alınan kararlar dışarı sızmayacak!..” Boynunu büken bakan, yerine oturmuş. Bir süre sonra, toplantı salonunun kapısı çalınmış. Bakmışlar, tuvalet izin alamayan bakanın eşi, elinde bir paketle bekliyor. Bakan eşinin niye geldiğini sorunca, kadın “Ayol duymadınız mı? İsrail radyosu 1 saattir toplantıdan canlı yayın yapıyor... Sana temiz çamaşır getirdim!..”

004. ikramiye
Adama lotodan büyük ikramiye çıkmış. Parayı ne yapacağını düşünürken bir arkadaşı “Parayı 3’e böl. Üçte birini repoya yatır, üçte biriyle gayrimenkul al... Kalan üçte bir ileyse uçak ve bomba... Sonra da Güney Lübnan’ı bombala...” Adam “Repoyu, gayrımenkulu anladık da, bomba işi ne oluyor?” diye sorunca, arkadaşı “Yahudiler yapıyorsa, vardır mutlaka bir hikmeti...”

005. Zulüm
Haccac’a sormuşlar “Niçin zulmediyorsun; bu zulmün nedeni ne?” Haccac “Bir ülke ya ilimle yönetilir ya zulümle... Benim ilmim yok, geriye zulüm kalıyor!..”

006. Şair Şah
İran şahlarından biri şiir yazmaya pek meraklıymış. Ancak şiirleri ipe sapa gelmez deli zırvalarıymış. Bu şiirleri dalkavukların dışında da beğenen yokmuş. Bir gün şah İran’ın ünlü ozanı Kaani’yi huzuruna çağırtmış ve şiirlerini okumuş, peşinden de “Söyle şair... Nasıl buldun şiirlerimi?” Kaani “Aman şahım... Bunların başına ‘şiirdir’ diye yazın da okuyanlar yanılmasın... Bunlar şiir miir değil.” Şah köpürmüş, muhafızlarına “Çabuk... Atın bu hayvanı ahıra!..” Ülkenin en ünlü ozanı ahırda yaşamaya başlamış. Bir bayram arefesi şahtan af dilemiş ozanın yakınları... “Affetmezseniz bile koşullu salıverin...” Şah kabul etmiş bu öneriyi. Kaani’yi huzuruna çağırmış “Ey Kaani... Seni koşullu olarak affediyorum... Bu arada sen ahırda yatarken, ben de yeni şiirler yazdım. Göreceksin, oldukça gelişti şiir yazma yeteneğim. Şimdi al şu şiirlerimi oku ve bana fikirlerini söyle.” Kaani şiirleri okumuş... Kağıtları şaha uzatmış “Şahım... Ben kulunuz, gene ahıra dönüyorum!..”

007. İstila
Suudi Arabistan’da ‘mutavva’lar polisle birlikte gezer ve “senin saçın görünüyor, senin eteğinin boyu yeterince uzun değil” gibisinden vatandaşı dini formlara uygun davranma konusunda uyarırlarmış. Bir tür dini polislik işini yerine getirirlermiş. Gel zaman, git zaman ülkeyi fareler istila etmiş. Ne yaptılarsa çare yok, uluslararası camiadan yardım istemişler. Çeşitli ülkelerden çeşitli şirketler çalışma koşullarını bildirmişler. En pahalı teklif Japonlar’dan gelmiş. Kral en ucuz teklifi veren şirketi işe çağırmış. şirket başaramamış. Sonunda sıra Japonlar’a gelmiş. Japonlar “Ama bu arada fiatımız iki katına çıktı” demişler. Kral çaresiz, kabul etmiş. Koca bir heyet beklenirken tek bir Japon gelmiş. Elindeki küçük bir kutudan bir robot fare çıkarmış. Robot fare yaydığı sinyallerle tüm fareleri çölün ortasına çekmiş ve önceden hazırlanan dev kapan patlatılmış. Manzaradan çok etkilenen kral Japon’un kulağına fısıldamış “Sizde hiç minyatür mutavva robotu var mı?..”

008. Haber
Hazreti Musa çağırmış basın müşavirini “Bana bak!.. Ne biçim bir basın müşavirisin sen? Bir haftadır gazetelere bakıyorum, benimle ilgili tek bir satır bile yok!..” Müşavir “N’apabilirim efendim?.. Önemli bir şey yapmıyorsunuz ki, gazetelere çıkabilelim...” Musa’yı almış bir düşünce... “Haklı... Ne yapsam acaba? Tamam buldum... Ben kavmimi alsam, Mısır’dan çıksam... Firavun da ardıma düşse... Kızıldeniz’i yarıp kavmimi geçirsem... Tam firavun da geçmese çalışırken uzatsam asamı, hepsini boğsam nasıl bir haber olur?” Müşavirin gözleri parlamış “Nefis, nefis... Siz bunu yapın... Ben size İncil’den 4, Kuran’dan 6 sayfa ayırtabilirim!..”

009. Duvar
Kudüs’te görevlendirilen bir gazeteci Ağlama Duvarı’nın önünden her geçişinde, yaşlı bir Musevî’nin orada öyle durup dua ettiğini fark etmiş. Bir hafta, iki hafta... Sonunda adamla bir röportaj yapmaya karar vermiş. İzin alıp teybini açmış, sormuş adama: “Adınız?” Adam; “David. Polonya Yahudisi’yim. Yaşım 65. Smalla’da bir manav dükkânım var. Evliyim. İki çocuğum Tel Aviv’de bir çiçek serasında çalışıyor.” Gazeteci; “Sizi her gün burada, Ağlama Duvarı’nın önünde, dua ederken görüyorum.” Adam; “Evet, her sabah dükkânı açmadan buraya gelirim. Dünya barışı ve insanların kardeşliği için dua ederim. Öğle tatilinde bu sefer insanların mutluluğu, acıların sona ermesi için Yaradan’a yalvarırım. Akşam da, eve dönerken, bu kez dürüst ve iyi insanların esenliği için dua ederim. Cumartesi günümü de burada, yine dua ederek geçiririm.” Gazeteci; “Ne güzel! Kaç senedir bunu sürdürüyorsunuz?” Adam; “İsrail’e göçtüğümden beri, yani 40 yılı geçti.” Gazeteci çok etkilenmiş, heyecanla sormuş: “40 yıldır her gün dua ediyorsunuz. 40 yıldır yılmadınız. Bugün nasıl bir duygu içindesiniz, neler hissediyorsunuz?” Uzun uzun iç geçirmiş yaşlı Musevî; sonra bezgin bir sesle cevap vermiş: “Vallahi artık bilemiyorum” demiş; “İçimde, sanki duvara konuşuyormuşum gibi bir his var!..”

010. Amerikalı, İngiliz ve Iraklı
Bir Amerikalı, bir İngiliz ve bir Iraklı kahvede oturmuş çay içiyorlarmış. Amerikalı çayını bitirince bardağı havaya fırlatmış, silahını cıkarıp bardağa ateş edip parçalamış “Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki, biz Amerika’da aynı bardakla iki kere çay içmeyiz” demiş. İngiliz de bunun üzerine çayını bitirip bardağı havaya fırlatmış ve ateş ederek bardağı parçalamış “Bizim İngiliz kumsallarında bardak yapacak cam için o kadar çok kum vardır ki, aynı bardakla iki kere çay içmeyiz” demiş. Bunun üzerine Iraklı da buz gibi soğukkanlı bir şekilde çayını bitirmiş, bardağı havaya fırlatmıs, silahını çekip Amerikalı ve İngiliz’i vurup öldürmüş. “Bağdat’ta bu İngiliz ve Amerikalılar’dan o kadar çok var ki, biz aynı adamlarla iki kere çay içmeyiz” demiş.

011. Değişikliğin nedeni
Körfez savaşı’ndan önceki yıllarda, Amerikalı bir bayan gazeteci, kadınlarla erkeklerin toplumdaki yeri hakkında bir yazı dizisi hazırlamak üzere Kuveyt’e gitmiş. Gözlemleri sırasında ilk dikkatini çeken, kadınların kocalarının 5 adım gerisinden yürüdükleriymiş. Yıllar sonra aynı gazeteci tekrar bir yazı dizisi için Kuveyt’e gittiğinde bu sefer bir de bakmış kadınlar önden gidiyor, kocaları 5 adım arkalarından geliyor. Bu işe çok şaşırmış, hemen bir kadına yaklaşıp sormuş: “Bu gördüğüm inanımaz bir gelişme. Peki ama bu değişikliğin sebebi nedir?” Kuveytli kadın cevap vermiş: “Mayınlar!..”

012. Teori-pratik
Yahudi çocuk “teori ile pratik” arasındaki ayrımı sorar. Baba annesi ve kızkardeşine 500 bin $ karşılığı Yaser Arafat ile yatıp yatmayacaklarını sormasını ister. Çocuk sorar, her ikisi de kabul eder. Çocuk durumu babasına aktarınca adam “Bak oğlum teorik olarak bankada 1 milyon dolarımız var. Pratikte ise bu evde 2 orospu yaşıyor!..” (Haldun Özberrak)

013. El Sahaf açıkladı
- Heykeli yıkanları kuşattık. Az sonra Dicle’ye dökeceğiz...
- Saddam’ın resmini terlikle dövenleri askere aldık, cepheye göndereceğiz.
- Heykeli Amerikalılar değil, bizim fedailer yıktı.
- Washington’daki Lincoln heykelini bizimkiler yıktı.
- Saddam zaten o heykeli beğenmezdi. yenisini yaptıracağız.
- Heykel saddam’ın değil, dublörünündü.
- Saddam görüldü... Kayıp olan Saddam, dünyada tek sevildiği yer Bab-ı Ali’de görüldü.
- Saddam’ın resmini terlikle dövenleri gözaltına aldık.
- Terlik eyleminde bulunanların ayak numaralarını araştırıyoruz.
- Heykeldeki Amerikan bayrağını indirdik, Fener bayrağı çekeceğiz.
- Ali Şen yarın Bağdat’a geliyor. Bayrağı törenle çekecek.
- Tek terlikle gezenlerin hepsini tespit ettik, gerekeni yapacağız.
- Saddam’ın resmini dövmekte kullanılan terlikleri Mehmet Ali Birand’a göndereceğiz.
- Heykele terlik atanlar arasında Mehmet Ali Birand da görülmüş, inceliyoruz.
- Saddam’ın heykeli bile kendisinden daha dirençli çıktı.
- Saddam Saddam olalı böyle zulüm görmedi. Ama morali çok iyi!..

014. Kavramlar
Bomba atarak masum insanları öldüren birine ne ad verilir?
- Terörist.
- Uçaktan bomba atarak masum insanları öldürene ne denir?
- Cesur pilot...

Bir Filistinli’nin topraklarını işgal etmiş İsrailliler’e saldırmasına ne ad verilir?
- Terörist saldırı.
- İsrail uçaklarının kendilerine taş atan çocuklara roketle saldırması nedir?
- Meşru müdafaa...

Birisinin evinize silahla girip değerli eşyalarınızı çalması?
- Silahlı soygun.
- Silahli kuvvetlerce desteklenen çokuluslu şirketlerin bir ülkenin doğal kaynaklarını çalması?
- Silahtan arındırma...

Zenginden alıp fakire veren?
- Robin Hood.
- Fakirden alıp zengine veren?
- Amerikan hükümeti...

11 Eylül saldırılarında üçbinden fazla insanın öldürülmüş olması?
- Katliam.
- Irak’ta 500 bin çocuğun öldürülecek olması?
- Irak halkını zalim diktatörün elinden kurtarma operasyonu.

Çok sayıda insanın öldürülmesini nasıl adlandırıyorsunuz?
- Katliam.
- 148 Amerikan askerine karşı 200 bin Iraklı’nın öldürülmesi?
- Körfez Savaşı...

Zengin insanların yoksul insanları sömürmesi?
- Bencillik.
- Zengin ülkelerin yoksul ülkeleri sömürmesi?
- Küreselleşme. (Bekir Çil)

015. Papağan
Üç Amerikan askeri Iraklı bakkalın dükkanına girerler. Alışveriş yaparken "Kahrolsun Amerika!" diye bir ses duyarlar. Etrafa bakınırlar ve sesin bir papağandan geldiğini görürler. Bunun üzerine Iraklı bakkal amcaya "Bu papağanı buradan yok et. Yarın geldiğimizde görürsek seni mahvederiz!" derler. Askerler gittikten sonra bakkal amca kara kara düşünmeye başlar çünkü papağanı çok sevmektedir. Derken aklına imamın papağanı gelir. Hemen imamın yanına koşar, başından geçenleri anlatır ve "Hocam eğer sakıncası yoksa papağanları değiştirelim." der. Hoca kabul eder ve değişim gerçekleşir. Ertesi gün işgalci Amerikan askerleri gelir, papağanı görürler ve kızarak "Biz sana bunu yok edeceksin demedik mi?" derler. Bakkal "Bu papağan o değil!" dese de inandıramaz. Sivri zekalı askerin biri "Ben şimdi anlarım bunun dünkü papağan olup olmadığını..." der ve papağanın tekrarlamasını umarak bağırır; "Kahrosun Amerika!.." Ses çıkmayınca bakkal amca dahil hep birlikte bağırmalarını söyler: "Kahrolsun Amerika!.." Ses yok... "Kahrolsun Amerika!.." Ses yok... "Kahrolsun Amerika!.." Papağan dile gelir; "Amin!.." (Mahmut Kılıç)
Gelen Fıkralar
Toplam -2 fıkra,
Fıkra Ekleyin
Fıkra
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir fıkra eklendiğinde haber verin.

Ara
Fıkra Masası Fıkra Masası, ticari amaç taşımayan bir paylaşım sitesidir. Elde edilebilecek reklam ve/veya yayın gelirleri Ankara İletişimliler Vakfı (Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Mezunları Vakfı) Burs Fonu'na bırakılmıştır.