Sarışın Fıkraları
001. Sayı
Sarışın saçını kahverengiye boyatmış. Atlamış arabasına gezintiye çıkmış. Gezerken acıkmış. Yakındaki bir çiftliğe giderken koyun sürüsü görmüş. Sürüdeki koyunları saymış, sonra da çobana yaklaşmış “Koyunların sayısını bir bakışta bilirsem bir tanesini verir misin?” Çoban kabul etmiş. Sarışın “101” demiş ve bir tanesini almış. Çoban; “Saçınızın gerçek rengini bilirsem köpeğimi geri verir misiniz?..”
002. İddia
Bir sarışın ve bir esmer iş çıkışı bir şeyler içmek için bir barda buluşuyorlar ve saat 6 haberlerini seyrediyorlar. Haberde adamın biri köprüden atlayıp intihar edeceğini söylüyor. Bunu gören sarışın, esmere dönüyor ve "Elli dolarına bahse girerim ki adam atlamayacak..." diyor. Esmer kabul ediyor. Haberin sonunda adam atlıyor, sarışın da esmere elli doları veriyor. Esmer "Bunu alamam, sen benim arkadaşımsın..." diyor. Sarışın ısrar ediyor: "Hayır, iddia iddiadır..." Esmer "Bak, bunu saat 5 haberlerinde de seyretmiştim, bu nedenle paranı alamam..." diyor. Sarışın: "Ben de seyretmiştim, ama tekrar atlayacağını sanmıyordum!.."
003. Sek-sek
Bir esmer demiryolunda zıplayarak ilerlemekte ve "21, 21, 21" diye saymaktadır. Sarışın bunu görür ve "Yaptığı eğlenceli olsa gerek," diye düşünür. O da raylarda "21, 21, 21" diye zıplamaya başlar. Birden bir tren düdüğü duyulur. Esmer raylardan ayrılır; sarışın ise trenin altında darmadağın olur. Esmer raylarda hoplamaya devam eder, "22, 22, 22!.."
004. Islanma
İki sarışın park yerinde son model Mersedes’in kapısını açmaya çalışıyorlarmış. Denemişler, denemişler fakat bir türlü kapıyı açamamışlar. Daha az sarışın olan ötekine bağırmış "Çabuk ol, aç şu kapıyı... Yağmur geliyor, arabanın üstü açık, içi ıslanacak!.."
005. Pencere
Bir sarışın, bir kızıl ve bir esmer kadın çölün ortasında arabayla yol almaktadırlar. Hava korkunç sıcaktır. Arabanın motoru birden stop eder. İnip baktıklarında motoru tekrar çalıştıramayacaklarını anlarlar. Mecburen çölde uzunca bir yürüyüş yapmaları gerektiğinden, her biri arabadan bir şeyler alır. Esmer bir şişe su; kızıl saçlı bir paket bisküvi ve sarışın da arabanın kapısını söküp alır. Çölde yürümeye başlarlar ve bir süre sonra dinlenmek için mola verirler. Mola sırasında sarışın ve esmer kadınlar kızıl saçlıya döner ve niye bir paket bisküvi aldığını sorarlar. “Acıkırsam yerim, diye düşündüm...” cevabını verir kızıl saçlı, “..çölde ne kadar yürüyeceğimiz belli değil...” Hepsi de bunun çok mantıklı olduğunu düşünür. Ve sonra sarışın kadınla kızıl saçlı olanı esmere döner ve niye yanına bir şişe su aldığını sorarlar. “Eğer susarsam, yanımda içecek bir şeyim olması gerektiğini düşündüm...” diye cevaplar esmer kadın. Evet, ‘bu çok akıllıca bir fikir’ diye düşünür diğer ikisi. En sonunda esmer ve kızıl saçlı kadınlar sarışına dönerler ve arabanın kapısını niçin söküp aldığını sorarlar. “Şeyy...” der sarışın “... çok sıcak olursa pencereyi açıp serinlerim diye düşündüm de!..” (Figen Özmen)
006. Sarışın dedektif
Üç sarışın detektif olmak üzere polis teşkilatına baş vurmuşlar. Sınavlardan birini yapmak da komiser Kamil’e düşmüş. Komiser birinci kıza beş saniye boyunca bir fotoğrafı göstermiş ve ”Söyle kızım” demiş, “Bu bir suçlunun fotoğrafı... Bu adamın bariz ne özelliği var? Bunu ileride nasıl tanırsın?” Kız şöyle bir durmuş ve “Çok kolay...” demiş “Adam tek gözlü...” Komiser fotoğrafa bakmış ve “Kızım bu fotoğraf profilden, yani yandan çekilmiş. Tabi tek göz göreceksin!..” demiş ve aynı fotoğrafı ikinci kıza gösterip aynı soruyu sormuş. “Bana bak...” diye eklemiş “Doğru dürüst bir cevap ver!..” İkinci kız “Bu adamı tanımak çok kolay...” demiş, “... çünkü adamın tek kulağı var...” Komiser “Kızım!..” diye bağırmış “Bu fotoğraf profilden dedik yaa!.. Adamın suratının öbür yanını göremiyoruz. Onun için kaç gözü, kaç kulağı olduğunu bilemeyiz!..” Komiser üçüncü kıza “Kızım lütfen akıllı bir cevap vermeye çalış. Beni çıldırtma. Bu adamın bariz özelliği nedir, bu adamı ileride nasıl tanırsın?” Kız “Bu adam lens takıyor...” diye cevap vermiş. Komiser şaşkın, şaşkın fotoğrafa bakmış ama adamın lens takıp takmadığını bir türlü anlayamamış. Merak etmiş adamın dosyasını açıp okumuş, dosyadaki bilgiye göre adam gerçekten lens takıyormuş. Komiser üçüncü kıza hayranlık içinde “Aferin be kızım...” demiş “... doğru bilmişsin. Şimdi söyle bakalım bu adamın lens taktığını fotoğraftan nasıl anlayabildin?” Kız “Çok kolay” diye cevap vermiş “Tek gözlü, tek kulaklı bir adamın gözlük takacak hali yok ya!..” (Orhan Kozan)
007. Branda
Bir sarışın, bir kızıl ve bir esmer kız yanmakta olan bir binanın çatısında mahsur kalırlar. İtfaiye hemen olay yerine gelir, gerekli cihazları çıkarırlar. Çatıdan atlayanları tutmak için yanlarında getirdikleri brandayı tuttuktan sonra, çatıya doğru seslenirler; “Atla. Bu tek şansımız!..” Esmer kız çatının kenarına kadar gelir ve kendisini aşağıya bırakır. İtfaiyeciler birden brandayı kenara çekerler, kız yere yapışır. İtfaiyeciler tekrar çatıya seslenirler; “Haydi atla. Yoksa kurtulamayacaksın.” Kızıl saçlı asağıya bağırır; “Atlamam. Biraz önce yaptığınız gibi brandayı çekersiniz siz!..” İtfaiyeciler; “Hayır, çekmeyiz. Biz sadece esmerler için bunu yaparız...” Böyle söylenince, kızıl saçlı da kendisini çatıdan asağıya bırakır. İtfaiyeciler esmer kızda olduğu gibi yine aniden brandayı çekince, kızıl saçlı da yere serilir. Çatıda sadece sarışın kalır. İtfaiyeciler daha önce de yaptıkları gibi; “Atla, atla. Yoksa yanarak öleceksin!..” Sarışın; “Kesinlikle atlamam. İki arkadaşım atladığında brandayı çektiniz. Ben atlarken de çekersiniz...” İtfaiyeciler; “Kesinlikle çekmeyeceğiz. Söz veriyoruz...” Sarışın kız; “Bakın, size güvenmiyorum. Şimdi brandayı yere bırakın ve etrafından çekilin!..” (Emine Poyraz)
008. Ayna
İki sarışın yolda bir makyaj aynası bulurlar. İlk sarışın kapağını açar ve bakar: “Resimdeki yüz bana çok tanıdık geldi şekerim...” Sıra ikinci sarışındadır, aynayı arkadaşının elinden çekiştirir ve şöyle der: “Tabii ki tanıdık gelecek aptal, bu benim!..” (Beril Odabaş)
009. Sarışınsın sarışın güzel
Sarışın kucağında bir bebek ile eczaneye girip, “Bebeği tartmak istiyorum” deyince eczacı: “Efendim bebek tartımız bozuk. Onun için anneler bebeklerini kucaklarına alıp büyük tartısına çıkıyorlar. Sonra ben bebeği kucağıma alıp anneyi bir daha tartıyorum. Aradaki farktan da bebeğin ağırlığını buluyoruz...” demiş. Kadın “Hay aksi şeytan” deyip kapıya doğru yürüyünce, eczacı: “Ne oldu efendim?” diye sormuş. Sarışın: “Ben bu bebeğin annesi değilim ki, teyzesiyim. Gidip de anneyi getireyim bari!..” (Ali Hatay)
010. Sarışın
Genç ve güzel sarışın, alışveriş merkezinin beyaz eşya reyonuna girer ve satıcıya sorar: “Şu küçük televizyonu almayı düşünüyorum, fiyatı nedir?” Satıcı: “Kusura bakmayın hanımefendi sarışınlara satış yapmıyoruz!” Genç kadın sinirlenir, evine gider. Saçının rengini değiştirir ve ertesi gün mağazaya geri gelir. Aynı satıcıya yaklaşır ve: “Şu küçük televizyonu satın almak istiyorum.” der. “Kusura bakmayın hanımefendi sarışınlara satış yapmıyoruz!” Kadın iyice sinirlenmiştir, soluğu bir kuaförde alır. Bu defa köklü bir değişiklik yapar. Makyajından, göz rengine o tam bir esmer bombadır artık. Aynı mağazaya gider, aynı satıcının yanındadır; “Şu küçük sevimli beyaz renkli televizyon ne kadar?” Satıcı; “Kusura bakmayın hanımefendi, sarışınlara satış yapmıyoruz” Kadın; “İnanmıyorum, nasıl anladınız sarışın olduğumu? Üç gündür kendimi esmere çevirmek için yapmadığım kalmadı!” Satıcı; “3 gündür satın almaya çalıştığınız şey mikrodalga fırın!”
011. Ayna
Bir ayna varmış, karşısına geçip yalan söylediğinde yok oluyormuşsun. Esmer hatun geçmiş aynanın karşısına ve demiş ki; “Dünyadaki en güzel gözlere sahip olduğumu düşünüyorum.” Poff, yok olmuş. Kızıl hatun gelmiş ve demiş ki, “Dünyadaki en güzel saçlara sahip olduğumu düşünüyorum.” Pofff... O da yok olmuş. Sonra sıra sarışın hatuna gelmiş. Geçmiş aynanın karşısına; ”Düşünüyorum da...“ Pofff! Yok olmuş.
012. Yine de düşmedi
Sarışın bir gün ata binmeye karar veriyor. Daha önceden hiç ders almamasına rağmen yardım istemeden sıçrayarak atın üstüne çıkmayı başarıyor. Ancak atın üstüne çıktığı anda at harekete geçiyor ve hızlanarak yola koyuluyor. Biraz ürken sarışın atın boynuna sıkıca tutunuyor. Bu arada at biraz daha huysuzlanarak üstündekini atacakmış gibi çırpınmaya başlıyor. Sarışın atın altına doğru kayarken can havli ile atın yelesine tutunuyor. Bir eli yelede bir ayağı üzengide yere değecek gibi hızla hareket eden atın altında durmaya çalışırken, lunaparkın kahraman görevlisi gelerek atlı karıncayı durduruyor. (Fatma Demirdöven)
013. Sarışın öğretmen
Sarışının biri ilkokul öğretmeni olarak staja başlar. Çok heveslidir. Bir gün teneffüs sırasında bütün çocuklar futbol oynarken bir çocuğun oyun alanının sonunda kenarda durduğunu görür. Çocuğun iyi olup olmadığını öğrenmek üzere yanına yaklaşır. Çocuk bir sorununun olmadığını söyler. Bir süre sonra sarışın çocuğun yine tek başına aynı yerde durduğunu görür. İçi rahat etmez ve tekrar çocuğa yaklaşarak, “Senin arkadaşın olmamı ister misin?” diye sorar. Çocuk pek hevesli olmamakla birlikte “Tamam” der. İlerleme kaydettiğini düşünen sarışın öğretmen “Bütün çocuklar topun peşinde koşturup oynarken sen neden burada duruyorsun?” diye sorar. Afallayan çocuk hayretle cevap verir: “Çünkü... Ben kaleciyim!” (Ercivan Kıvılcım)
014. İzle beni
Sarışın kız, müthiş bir kar fırtınasında arabası ile kaybolmuş. Arabada bir yandan yolu görmeye çalışırken, bir yandan da düşünmeye çalışıyormuş. Aklına babasının söyledikleri gelmiş. Babası; “Eğer bir kar fırtınasına yakalanırsan, kar temizleme aracının gözükmesini bekle ve onu takip et” demiş. Bir süre sonra gerçekten bir kar temizleme aracı uzakta belirmiş. Sarışın hemen aracın peşine takılmış ve takip etmeye başlamış. Yaklaşık kırkbeş dakika sonra, kar temizleme aracının şöförü durmuş, sarışının arabasının yanına giderek; “Ne yapmaya çalıştığını, neden izlediğini” sormuş. Sarışın yanıtlamış; “Kar fırtınasında yolumu kaybettim. Sizi izleyerek en yakın yerleşim birimine gitmeye çalışıyorum. Babam bana bu öğüdü vermişti.” Araç şöförü; “Güzel. Ben bu marketin park sahasının temizlemesini bitirdim, yandakine gidiyorum. İsterseniz orada da beni izleyebilirsiniz!..”
015. Duvar kağıdı
Sarışın genç kız yatak odasının dekorunu yenilemeye karar vermiş. Buna da duvar kağıtlarını değiştirerek başlayacakmış. Ancak kaç rulo duvar kağıdı gideceğini tahmin edemediği için alt kattaki sarışın komşusuna sormaya karar vermiş. İki daire üst üste olduğu için odaların boyutları da aynı imiş ve alt kat komşusu da geçen ay duvar kağıtlarını değiştirtmiş. Alt kata inerek, kapıdan sormuş;
- Merhaba. Geçtiğimiz ay duvar kağıtlarını yenilemiştin. Ben de yenilemek istiyorum. Kaç rulo harcamıştın, hatırlıyor musun?
- Tabii. 12 rulo duvar kağıdı gitmişti.
Sarışın teşekkür ederek, mağazaya gitmiş ve 12 rulo duvar kağıdı aldıktan sonra ustaları çağırmış. Duvar kağıdının yapıştırılması işi bittiğinde 2 rulo duvar kağıdı artmış. Sarışın buna çok kızmış ve bir hışımla alt kata inmiş.
- Geçen gün gidip sen söylediğin için 12 rulo duvar kağıdı aldım. Ancak 2 rulo arttı.
- Doğrudur. Ben de de aynı miktarda artmıştı!.. (Müge Serdar)
016. Sarışın garson ve integral
İki erkek matematikçi bir bara gider. Birincisi ikincisine ortalama bir kişinin matematik hakkında çok az şey bildiğini söyler. İkincisi buna katılmaz ve bir çok insanın yeterli miktarda matematikle başa çıkabileceğini iddia eder. Birinci matematikçi tuvalete gider. Onun yokluğunda ikinci matematikçi garson kızı çağırır. Ona bir kaç dakika sonra arkadaşı döndügünde kendisini tekrar çağıracağını ve bir soru soracağını söyler. Bütün yapacağı “İks küp bölü üç” diye yanıt vermektir. Kız tekrarlar “Eks küp... Ne?” matematikçi düzeltir “İks küp bölü üç...” Kız: “Eks küp bölü üç?” evet der matematikçi. Kız tamam deyip, kendi kendine mırıldanarak uzaklaşır, “İks küp bölü üç, iks küp...” birinci matematikçi döner ve ikincisi kendi göruşünün doğruluğunu kanıtlamak için iddiaya girmelerini teklif eder. Sarışın garson kıza bir integral soracağını söyler, birincisi gülerek kabul eder. İkinci adam garson kızı çağırır ve sorar “X karenin integrali nedir?” garson kız yanıtlar “X küp bölü üç”, uzaklaşırken de ekler “artı bir sabit sayı!..”
017. Hepsi
Bardaki taburede oturan kör adam barmene “Hey! Bir sarışın fıkrası duymak ister misin?” demiş. Barmen birden tamamiyle sessizleşmiş. Yanındaki adam fısıltı ile ona “Fıkrayı anlatmadan önce bilmen gereken bir şey var. Barmen sarışın, fedai sarışın, ben de 1.95 boyunda, 200 kg ağırlığında karatede kara kuşaklı bir sarışınım. Bununla birlikte, yanımda oturan adam 2.02 boyunda, 225 kilo ağırlığında sarışın bir halterci. Senin sağındaki arkadaş ise 2.20 boyunda, 300 kg ağırlığında sarışın bir güreşçi. Bunu ciddi olarak düşün. Hala fıkrayı anlatmak istiyor musun?” Kör adam, “Hayır. En az 5 kez açıklamak zorunda kalırım!..” (Cenk Mutlu)
018. Delik
Bir sarışın parmağında bir delikle doktorun odasına girer. Doktor ona silahla yaralanmaları rapor etmek zorunda olduğunu ve ne olduğunu anlatmasını ister. Sarışın hatun da anlatmaya başlar: “Dürüst olmak gerekirse, intihar etmek istedim. İlk önce silahı ağzıma dayadım, fakat sonra düşündüm ve daha dişlerimi yeni yaptırdığımı hatırladım. Onlara zarar gelmesin diye silahı iki gözümün arasına dayadım. Fakat sonra daha yeni burun operasyonu geçirdiğimi hatırladım ve bunu mahvetmek istemediğim için silahı kalbime dayadım. Fakat sonra da silikonlarım daha yeni olduğu için onlara zarar vermek istemedim. Silahı kulağıma dayadım, biraz düşündükten sonra bunun çok gürültülü olacağına karar verdim!..”
019. Kaçamak
Bir büroda biri sarışın, biri esmer ve biri kumral üç kadın; bir bayan şefin sekreteri olarak çalışıyorlarmış. Bakmışlar ki şefleri her çarşamba günü iş saatinden bir-iki saat önce bürodan tüyüp gidiyor. Bir süre sonra kendi aralarında o halde biz de şef gider gitmez erken kaçalım diye anlaşmışlar. Ertesi çarşamba şef gider gitmez bunların üçü de erkenden tüymüşler. Esmer olan çarşıya gitmis, alışverişini yapmış. Kumral önce bir berbere gitmiş, sonra da çıkıp bir sinemaya girmiş. Keyifli bir öğle sonrası geçirmiş. Sarışın ise doğru evine gitmiş. Kapıyı açmış, bakmış, şefi ve kocası yatakta sarmaş dolaş. Hiç gürültü yapmadan kapıyı kapamış ve evden çıkmış gitmiş. Ertesi çarşamba, şef yine erken tüyünce sekreterler “Haydi biz de gidiyoruz...” diye hazırlanmaya başladıklarında sarışın dönmüş ve ”Yook! Ben yokum! Öyle erken falan tüymem! Geçen defa az kalsın şefe yakalanıyordum!..”
020. İz
İki sarışın ormanda giderken yerde izlerle karşılaşmışlar. "Geyik izleri” demiş birisi. "Hayır keçi izleri" demiş diğeri. Tartışmışlar, tartışmışlar, tren onlara çarpana kadar.
021. Akıl
Bir adada üç sarışın var ve birden bir cin çıkıyor. Üçüne de birer dilek tutma hakkı veriyor. Birincisi "Akıllı olmak istiyorum" diyor. Saçı kızıla dönüyor ve adadan yüzerek ayrılıyor. İkincisi "Ben ondan daha akıllı olmak istiyorum" diyor. Saçları siyaha dönüyor ve bir sal yaparak adadan ayrılıyor. Üçüncüsü "Ben ikisinden de akıllı olmak istiyorum..." diyor. Cin onu erkeğe dönüştürüyor ve köprüden yürüyerek adadan gidiyor.
022. Yarışma
Olimpiyatlarda yüzme yarışlarında, birinciliği bir esmer, ikinciliği bir kumral alır. Nihayet yarışı tamamlayan sarışın, battaniyesine sarılır, kahvesini eline alır ve kendi kendine söylenir, "Sanırım kazananlar kollarını da kullandılar!.."
023. Yumruk
Sarışının biri mısır tarlasının ortasında sandalın içinde oturuyordu. Oradan geçen diğer bir sarışın durdu ve teknenin içindeki kadına doğru "Sarışınların adının kötüye çıkmasına sebep oluyorsun!" dedi. Diğer sarışın "Eğer yüzmeyi bilseydim gelir suratının ortasına bir yumruk atardım!.."
024. Polis
Sarışın trafik polisi, sarışın sürücüyü durdurur ve ehliyetini ister. Sürücü ehliyetini bulmak için çantasını uzun süre karıştırır. Polis sonunda dayanamaz ve "Üzerinde resminizin olduğu şey..." der. Sürücü polise çantasında bulduğu aynayı uzatır. Polis aynaya bakar ve "Polis olduğunuzu bilseydim durdurmazdım!.." der. (“uzum”/Ek$iSözlük)
025. Acı
Genç bir sarışın doktora gider ve vücudunda dokunduğu her yerin acıdığını söyler. "İmkansız!.." der doktor ama sarışın ısrar eder. Doktor ondan acıyan yerleri göstermesini ister. Sarışın dirseğine dokunur, bağırır; bacağına dokunur, yine bağırır... Bu böyle devam eder, gider. Doktor sorar:
- Gerçek sarışın değilsiniz, öyle değil mi?
- Tabii ki gerçek sarışınım!
- Ben de öyle olduğunuzu düşünmüştüm... Çünkü parmağınız kırık da!.." (“kirmizi baslikli kiz”/Ek$iSözlük)
026. Pizza
Sarışın pizza sipariş eder. Garson sorar:
- 6 dilime mi böleyim 8'e mi?
- 6 olsun... 8 fazla gelir!..
027. Akmerkez’de
Akmerkez’de elektrikler kesilmiş... 2 tane sarışın yürüyen merdivende 4 saat mahsur kalmışlar!.. (Ayşenur Yazıcı)
028. Ölü kuş
Esmer: "Aaa... Bak ölü bir kuş!" deyince sarışın: "Hani?.." demiş ve gökyüzüne bakmış.
029. Kavşakta
Sarışının biri otomobiliyle bir kavşağa vardı. Kırmızı ışık yanıyordu. Haliyle durdu. Biraz sonra sarı ışık ve derken yeşil ışık yandı. Fakat bayan bir türlü geçmiyordu. Bunun üzerine trafik polisi yaklaşarak: “Özür dilerim bayan. Size uygun başka rengimiz yok. Bunlardan birini beğenmek zorundasınız!..”
030. Loto
Brandi adında sarışın bir iş kadınının işleri çok kötü gidiyormuş. İflas edince yardım için tanrıya başvurmaya karar vermiş. Gece yatmadan başlamış duaya; "Tanrım, iflas ettim ve işyerimi kaybettim. Eğer yakın zamanda elime para geçmezse evimi de laybedeceğim. Lütfen lotoyu kazanmamı sağla." Ertesi gün o haftanın loto çekilişi yapılmış ve başka biri kazanmış. Yine bir loto çekilişi öncesinde kadın yine dua etmiş;"Tanrım, işyerimi kaybettim, evim, kaybettim, eğer yakın zamanda elime para geçmezse arabamı da kaybedeceğim. Lüften yarınki lotoyu kazanmamı sağla." Ertesi gün lotoyu yine bir başkası kazanmış. Sonraki loto arefesinde kadın yine dua etmeye başlamış; "Tanrım, beni neden unuttun? İşyerimi, evimi, arabamı kaybettim, çok zor durumdayım, lütfen, lütfen bu seferki lotoyu kazanmamı sağla da işlerimi yoluna koyayım." Birdenbire ortalık ilahi bir beyaz ışıkla aydınlanırken gök aralanmış ve tanrı seslenmiş: “Brandi kızım, lotoyu kazanmak için önce loto oynaman lazım!..”
031. Sarışın ve rulet
İki gazino krupiyesi canları sıkkın, rulet masası başında müşteri bekliyorlardı. Bu sırada gösterişli bir sarışın elinde 20.000 dolarlık fişle masaya doğru yaklaştı ve "Pardon oynayabilir miyim?" dedi ve ekledi, "Çıplak olursam daha şanslı hissediyorum kendimi…" Hemen ardından giysilerini bir çırpıda çıkardı. Bu sırada da rulet çarkı döndü. "Ha’di bakalım, kazanacağız, yeni elbiselere ihtiyacım var..." dedi sarışın. Kısa bir aradan sonra bir çığlık duyuldu: "Evet, evet kazandım!.. Kazandım!.." Elbiselerini ve paraları toplayıp gözden kayboldu. Krupiyeler birbirlerine bakakaldılar. Az sonra biri diğerine sordu: "Fişlerini hangi numaraya koymuştu ki?" Krupiye; "Bilmem!.. Sen bakıyorsun diye düşünmüştüm!.."
032. Vantrilog
Vantrilok eline geçirdiği kukla ile konuşuyor ve aptal sarışın fıkraları anlatıyormuş. Gösterisi biraz ilerledikten sonra birden orta sıralardan sarışın bir kadın ayağa kalkmış ve yükses sesle: “Afedersiniz!.. Bu çıkış üzerine vantrilog ve kalabalık durmuşlar ve sarışına bakmaya başlamışlar… Sarışın: “Görüyorum ki sarışınların ne kadar aptal olduğuna dair şakalar yapmaktasınız. Peki söyler misiniz, bu kanıya nereden vardınız? Tek suçumuz saçımızın rengi mi yani? Sizin bu yaptığınız ırkçılık olmuyor mu? Kadınların birçoğunun sarışın olduğu ülkelerdeki kadınlara hakaret etmiş olmuyor musunuz? Tanımadığınız bu kadar kadına ettiğiniz hakaretler sizi rahatsız etmiyor mu? Söyler misiniz!..” Bunun üzerine vantrilog çok mahçup ve üzgün bir yüz ifadesi ile: “Şey... Ben özür dilerim... Sadece şaka yapıyordum. Eğer sizi...” Sarışın vantriloğun sözünü keser ve: “Ben sizinle konuşmuyorum bayım. O elinizdeki küçük terbiyesiz adamla konuşuyorum! Siz onu savunmayın, o cevap versin!..”
033. Ampul
Üç sarışın ampulü değiştirmeye karar verirler. Derken biri 911'i arar:
- Yardıma ihtiyacımız var. Biz ampul değiştiren üç sarışınız.
- Hımm... Yeni bir ampul mü takıyorsunuz?
- Evet.
- Evde elektrik var mı?
- Evet.
- Düğme açık mı?
- Evet.
- Ama lamba buna rağmen yanmıyor mu?
- Yooo... Lamba yanıyor.
- O zaman sorun ne?
- Lambayı takmak için merdiveni çevirirken başımız döndü ve hepimiz yaralandık.
034. Balık avı
Bir sarışın buzda balık avlamak ister. Konuyla ilgili bir sürü kitap okuyup gerekli ekipmanları edindikten sonra en yakın donmuş göle gider. Kendisine uygun bir yer bulduktan sonra gölün üzerinde bir daire kesmeye başlar tam kesmeyi bitirecekken gökyüzünden bir ses duyar "Hey burada hiç balık yok!.." Sarışın bunun üzerine yerini değiştirir ve başka bir yerde bir daire kesmeye başlar ki yine aynı sesi duyar "Hey burada hiç balık yok!.." Olay aynı şekilde defalarca tekrarlanır. Sonunda sarışın sinirlenir ve gökyüzüne doğru bağırır "Kimsin sen? Tanrı mı?” "Hayır salak!.." der ses, "... ben bu buz pateni pistinin sahibiyim!.."
035. Zorro
Bir sarışını kaçırmışlar. Zorro da onu kurtarmış. Kaçıran herifi bir hareketle devirdikten sonra adamın giysilerine kılıçla “Z” harfini çizmiş. Sarışın hayranlık içinde şöyle demiş “Teşekkürler Züperman!..”
036. Banu Alkan
Florida, Miami modası var ya sanatçılarımızda. Banu da atlamış gitmiş Miami'ye. Türkiye'de iken demişler ki, “Florida timsah cennetidir. Timsah orda çok ucuzdur?“ Hemen bir timsah ayakkabı almak için dalmış ilk dükkana Banu. Seçmiş. Fiyatı? Ateş pahası. Öbür dükkan... Ateş pahası... Tepesi atmış Banu'nun. Tezgahtara bağırmış... “Şimdi gider, kendime bir timsah avlarım. O zaman daha uygun bir fiyatla timsah ayakkabım olur!“ Ve hışımla çıkmış dükkandan. Banu dalmış, Florida'nin uçsuz bucaksız bataklıklarına... Akşam tezgahtar evine dönerken bir bakmış Banu... Elinde bir tüfek... Sulara dalmış. 5 metre boyunda bir timsah da ona doğru yüzüyor... Kıyıda 10, 12 timsah ölüsü, sırtüstü çevrilmiş yan yana yatıyor. Çekmiş tetiği Banu... Tam açık ağzından vurmuş hayvanı... Sürükleyerek kıyıya çekmiş. Bin güçlükle sırtüstü çevirmiş ve öfkeyle bağırmış: “Hay Allah kahretsin... Bunun da ayakkabısı yok!..“ (Hasan Çeliktaş)
037. İndiana Jones
Bir şirket sekreter almak için ilan vermiş. İnsanlar başvurmuşlar, sırada bekliyorlar, teker teker giriyorlar görüşme odasına... Sorulan ilk soru “İndiana Jones kelime öbeğinde kaç tane ‘d’ harfi vardır?” İlk aday giriyor, “1 tane” diyor. İK müdürü, “Tamam biz sizi ararız” diyor ve yolluyor kadını. İkinci aday giriyor, aynı soru... Kadın “1 tane” diyor, yolluyorlar. Birkaç aday daha böyle postalanıyor. Sonra bir sarışın giriyor odaya; taş bir şey... Ona da aynı soru soruluyor. Kadın duruyor önce bir, düşünüyor, eliyle sayıyormuş gibi yapıyor. Sonra “Hesap makinenizi alabilir miyim?” diye soruyor. Makineyle hesaplar yapıyor, en sonunda veriyor cevabı: “32 tane...” İK müdürü şok olmuş vaziyette soruyor; “Nasıl buldunuz bu cevabı?..” Sarışın kız İndiana Jones tema müziğini mırıldanmaya başlıyor: “Dat darattaaa dat daraaa, dat darattaaaaa dat dara da daaa!..”
038. Sarışının biri
Sarışının birisi erkek arkadaşıyla seks yaparken sorar:
- Sende AIDS yok değil mi?
- Hayır!”
Bunun üzerine sevişmeye devam ederler. Sarışın biraz sonra tekrar sorar:
- Gerçekten sende AIDS yoktu değil mi?
- Hayır dedim ya. Hem niçin durmadan soruyorsun?
- İkinci kez yakalanmak istemiyorum da...
039. Günlük
14 yaşındayken, bir gün bir sevgilim olmasını umuyordum... 16 yaşıma geldiğimde bir sevgilim oldu... Ama ilişkimizde heyecan yoktu... Ben de heyecan verici bir sevgili bulmak icin onu terkettim... Üniversitede oldukca heyecan verici bir kızla tanıştım... Ama o da çok duygusaldı... Durmadan ağlıyor ve onu bırakırsam kendini öldürmekle tehdit ediyordu... Ben de daha kendi halinde bir kız bulmak için onu terkettim... 25 yaşındayken, kendi halinde, sıradan bir kızla çıkmaya başladım... Ama çok sıkıcıydı... Beni heyecanlandırıp şaşırtmıyordu, kendi de hiçbir şeyden heyecanlanmıyordu... Ben de daha maceracı bir kız bulmak için onu terkettim. 28 yaşıma gelince daha maceracı bir kız buldum... Ama onunla da yürümedi... Oradan oraya saldırıyor, ne istediğini bilmiyordu. Evet, her şeyi denemek isteyen biri iyi sayılır ama, insanın gideceği yönü de bazen bilmesi lazım... Ve ben de hayattan ne istediğini bilen bir kız bulmak için onu terkettim... 31 yaşında, ne istediğini bilen ve ayakları yere basan bir kızla evlendim... Evet kesinlikle ne istediğini biliyordu, boşandığımızda bütün mal varlığımı istedi ve aldı... Şimdi 40 yaşındayım ve tek istediğim... Bir sarışın!..
040. Sarışın bilmeceleri
• Sarışın şimşek çakınca ne düşünür?
• Fotoğrafını çektiklerini...
• Bir sarışının fikrini nasıl değiştirirsiniz?
• Kulağına üflersiniz...
• İki sarışın nasıl fikir teatisinde bulunur?
• Birbirlerinin kulaklarına üfleyerek...
• Sarışınlar neden aynaların arkasını çevirip bakarlar?
• Öbür tarafta ne olduğunu görmek için.
• Sarışınlar neden omuzlarına vatka koyarlar?
• Onlara soru sorulduğunda kafalarını iki yana sallayıp cevaplarını bilmediklerini anlatmaya çalışırken kafaları incinmesin diye...
• Sarışınlar neden sorulan soruların yanıtlarını bulamazlar?
• Çünkü omuzlarına sıkıştırdıkları vatka vücutlarında dolaşan kanın beyinlerine gitmesini engeller.
• Ofiste hangi bilgisayarı bir sarışının kullandığını nasıl anlarsınız?
• Ekrandaki dak-sil izlerinden...
• Bir sarışın 4'üncü çocuğuna hamile kalmış, ama hemen kürtaj yaptırmış. Neden?
• Doğan her 4 çocuktan birinin Çinli olduğunu duymuş!..
• İki beyin hücresi olan sarışına ne denir?
• Hamile!..
• Bir esmerle bir sarışını gökdelenin yirminci katından aşağıya atmışlar. Hangisi önce düşmüş?
• Tabii ki esmer... Çünkü sarışın durup yolu sormak zorundadır!.. (“aficionado”/Ek$iSözlük)
• Cumartesi gecesi eğlenmeye çıkan sarışına annesi ne der?
• Geceyarısına kadar yatakta olmazsan eve dön!.. (aficionado”/Ek$iSözlük)
• Yarım beyinli bir sarışına ne denir?
• Üstün zekalı...
• Sarışınların beyin hücreleri nasıl ölür?
• Yalnız başlarına.
• İki beyin hücresi olan bir sarışına ne denir?
• Hamile.
• Sarışınlar neden saçlarını lavaboda yıkarlar?
• Çünkü sebzelerin yıkanması gereken yer orasıdır.
• Bir esmerin ne zaman yarım beyni olur?
• Saçlarını sarıya boyadığı zaman.
• Sarışın uçakta neden cam kenarı koltuk istemez?
• Çünkü saçlarını yeni yaptırmıştır ve rüzgarda bozulmasını istemez.
• Arabanızda bir sarışının olmasının iyi yanı nedir?
• Park yasağı olan yere park edebilirsiniz.
• Sarışınlara neden işyerinde kahve arası verilmemelidir?
• Çünkü işe döndüklerinde yeniden eğitilmeleri zaman alır.
• Bir sarışının bilgisayar kullandığını nasıl anlarsınız?
• Ekranda hiçbir şey yoktur ve bembeyazdır.
• Bilgisayarla sarışın arasındaki fark nedir?
• Bilgisayara bilgileri bir kez yüklersiniz.
• Sarışın yeni bir bilgisayar hakkında ne düşünür?
• Hiçbir şey. Çünkü 9. kanalı ayarlayamamıştır.
• Sarışınlar niye salatalık turşusu yemezler?
• Çünkü kafalarını kavanozun içine sokamazlar.
• Sarışınlar neden BMW kullanmayı tercih ederler.
• Çünkü onu heceleyebilirler.
• Sarışınlar niye VW kullanırlar?
• Çünkü ‘Porsche’ yazamazlar.
• Bir sarışının gözlerine baktığında ne görürsün?
• Kafasının arkasını.
• Bir sarışını pazartesi sabahı güldürmek için ne yapmak gerekir?
• Cuma gecesi bir fıkra anlatmak.
• Bir sarışınla alışveriş arabası arasındaki fark nedir?
• Alışveriş arabası kendi kafasına göre gider.
• Sarışın lezbiyene ne denir?
• İsraf.
• Sarışın buz küplerini niye buzdolabında tutuyormuş?
• Buzdolabını soğuk tutabilmek için.
• Sarışın yaprakları süpürürken bacağını nasıl kırmış?
• Ağaçtan düşmüş.
• Bir sarışının seninle evlenmesini nasıl sağlarsın?
• Ona hamile olduğunu söyleyerek.
• Peki, sana ne soracaktır?
• Benden mi?
• Bir sarışın sana el bombası atarsa ne yapman gerekir?
• Pimini çekip geri atmak.
• Sarışınlar neden Tang hazırlayamazlar?
• Bir litre suyu o küçücük pakete sığdıramadıkları için.
• Saçını siyaha boyatmış sarışına ne denir?
• Yapay zeka.
• Bir sarışını nasıl boğarsın?
• Havuzun dibine bir ayna koyarak.
• Sarışın ampulü nasıl takar?
• Soketi tutar ve dünyanın dönmesini bekler.
• Sarışın Diet Cola’yı nasıl açar?
• iki kişi olması şarttır. Biri Diet Cola'yı tutar, diğeri babasını çağırır.
• Sarışın iş mülakatında adını hecelemesi istendiğinde ne demiş?
• A-DI-NI.
• Bira şişeleriyle sarışınların ortak yönü nedir?
• İkisinin de boyunlarından yukarısı boş olur.
• Dolaptaki sarışın iskelet nedir?
• Geçen yılın saklambaç şampiyonu.
• Filme 19 sarışın niye beraber gitmişler?
• 18'in altında olanların alınmadığını duydukları için.
• Sarışın cam duvara niye tırmanmış?
• Öbür tarafta ne olduğunu görebilmek için.
• Sarışınlar niye haftanın yedi günü çalıştırılırlar?
• Pazartesi tekrar eğitime tabi tutulmamak için.
• Faksın sarışından geldiğini nasıl anlarsın?
• Üstünde pul vardır.
• Bir sarışın başka bir sarışının kulağına neden üfler?
• Veri transferi.
• Kapıyla sarışın arasındaki benzerlik?
• Ne kadar sert vurursan o kadar gevşer.
• Bahçe düzenlemesini bir sarışının yaptığını nasıl anlarsın?
• Çalılar bahçenin geri kalan kısmından daha koyu renktedir.
• Akıllı sarışına ne denir?
• Labrador cinsi.
• Tanrı sarışınları niye yaratmış?
• Koyunlar buzdolabından bira getiremedikleri için.
• Peki tanrı neden esmerleri yaratmış?
• Koyunlar gibi sarışınlar da bira getirememiş.
• Noel Baba, aptal sarışın ve akıllı sarışın yolda gidiyorlarmış ve yolda 10 $ görmüşler. Parayı kim alır?
• Aptal sarışın tabii. Çünkü Noel Baba ve akıllı sarışın diye bir şey yoktur.
• Sarışın kuşu nasıl öldürmeye çalışır?
• Onu uçurumdan atarak.
• Sarışın evcil zebrasına ne isim takar?
• Benekli.
• Sarışın neden polis arabasını çalmaya çalışmış?
• üzerinde 911 yazısını görünce onu Porshe sanmış.
• Sarışına sinyalinin yanıp yanmadığını sorduğunuzda ne der?
• Yanıyor, yanmıyor, yanıyor, yanmıyor.....
• Sarışın çivi çakarken parmağını niye çivinin üstüne koyar?
• Çıkan sese dayanamadığı için.
• ABD'de sarışın ve zeki kadına ne denir?
• Turist.
• Kaç sarışınla elektrik akımı oluştrulabilir?
• İki. Biri küvete girer diğeri saç kurutma makinesini uzatır.
• Bir sarışınla evlenmenin avantajı nedir?
• Özürlülere ayrılan yerlere park edebilirsiniz.
• Sarışının en çok söylediği cümle nedir?
• Ay bilemiyorum...
• Zeki bir sarışın nedir?
• Çelişki.
• Aynanın karşısında gözlerini kapatmış duran sarışın ne yapıyordur?
• Uyurken nasıl göründüğüne bakıyordur.
• Sarışınlar neden 11 rakamını yazamaz?
• Hangisini önce yazması gerektiğini bilemediği için.
041. Totti fıkraları
(“Tutte le Barzallette su Totti” kitabından...)
Mahkeme
Totti'nin başı beladadır ve mahkemeye çıkar... Hakim Totti'den savunmasını ister.. Totti düşünür ve saymaya başlar; “Panucci, Mancini, Chivu, Candella!.. (“ich”/Ek$iSözlük)
Shakespeare
Nişanlısı Ilary Blasi Totti'ye sorar;
- Shakespeare okudun mu?
- Okudum ama yazarı kimdi?.. (“ich”/Ek$iSözlük)
Kedi
Nişanlısı Ilary Blasi bir kedi yavrusu bulup eve getirir. Akşam eve gelen Totti'ye gösterip;
- Bak ne şirin.. Acaba cinsi ne?
- Tabii ki erkek... Baksana bıyıkları var!.. (“ich”/Ek$iSözlük)
Süre
Totti bir seyahat acentasına telefon açar ve Roma-Milano arasının uçakla ne kadar sürdüğünü sorar... Acenta görevlisi “Bir saniye efendim...” der. Totti teşekkür edip telefonu kapatır... (“ich”/Ek$iSözlük)
Yağmur
Totti terastadır. Ilary Blasi;
- Francesco... İçeriye gel, yağmur yağıyor!
- Bur’da da!.. (“carlos”/Ek$iSözlük)
Savunma
Totti mahkeme öncesi çok ünlü bir avukatın çalışma odasındadır... Avukat son derece tedirgin;
- Totti savunmamızı daha iyi yapmalıyız!..
- O zaman Roberto Carlos ve Nesta'yı çağıralım!.. (“ich”/Ek$iSözlük)
Mastürbasyon
Totti tuvalette mastürbasyon yapmaktadır. Karısı hızla kapıyı açarak içeri girer. Gördüğü manzaraya şaşırır ve der ki: “Aaa... Sen hep böyle mi işiyorsun?..” (“damaged”/Ek$iSözlük)
Hikaye
Totti evde incil okumaktadır. Akşam nişanlısı gelir ve "Ha’di yemeğe çıkalım..." der. Totti isteksizdir; “Ben gelemem... Hikayenin sonunu çok merak ediyorum!..” (“ich”/Ek$iSözlük)
Dildo
Totti bir gün bir sexshopa gider. Tezgahtara "Şu yukarıdaki pembe dildoyu, sağ taraftaki tırtıklı dildoyu ve şur’daki kırmızı dildoyu istiyorum!" der. Tezgahtar da "Pembe ve tırtıklı tamam da; maalesef yangın söndürücü satılık değil!.." diye cevap verir. (“carrie white”/Ek$iSözlük)
Ev
Totti Ilary Blasi’ye telefon etmiş. "Ilari, evde kimse yok. Çabuk gel." demiş. Ilary blasi eve gitmiş. Evde kimse yokmuş... (“el cain”/Ek$iSözlük)
Gelen Fıkralar
Bu dökümana henüz fıkra eklenmemiş, aşağıdaki formdan fıkranızı ekleyebilirsiniz.