Güle güle kullanmanız dileğiyle... :)
Eylül 2010
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
2627282930
Aylık Arşiv
Ocak 2010
Şubat 2010
Mart 2010
Nisan 2010
Mayıs 2010
Haziran 2010
Temmuz 2010
Ağustos 2010
Eylül 2010
Yıllık Arşiv
Ana Sayfa > Orta Çekmece > Dünya > SSCB ve Demirperde Ülkeleri
SSCB ve Demirperde Ülkeleri
001. Devrim treni
Sovyetler’in 5 efsanevi lideri devrim treninde yol alırken muhaliflerin demiryolunu havaya uçurduğu, bu nedenle yola devam edemeyecekleri haberi gelir. Lenin “Şu karşıki tepelerde cevher vardır. Onu çıkarıp, işleyelim, ray yapıp, yolumuza devam edelim.” Stalin “Arkadaki yolculardan bir bölümünü keselim, yola döşeyelim, devam edelim.” Troçki “Treni geri geri çalıştıralım, dünya yuvarlak, nasıl olsa gideceğimiz yere ulaşırız.” Brejnev “Perdeleri kapattıralım, askerleri indirip treni sallattıralım. Yolcular gittiğimizi sansınlar.” Gorbaçov “Ne uğraşıyoruz, bir Amerikan şirketine ihale edelim, gelip yapsınlar yolu!..”

002. Azrail Lenin’in canını almakla görevlendirilince
Tanrı Azrail’i Lenin’in canını alması için dünyada gönderir. 3-4 gün geçer, Azrail’den haber yok. Sonunda birkaç melek görevlendirir, melekler Azrail’i yaka-paça tanrının huzuruna getirirler. Tanrı bunca süre ne yaptığının hesabını sorar. Azrail diklenir “Kes sesini, ben faşistlerle konuşmuyorum!..”

003. “vah, vah!..”
Yoksul bir aileden gelen Brejnev, annesi çağırır ve Kremlin Sarayı’nı gezdirir. Annesi hiç sesini çıkarmadan gezer ve “Vah oğlum, vah!..” der. “Annem burayı beğenmedi” çıkarımını yapan Brejnev, alır kadını ve yazlık saraya götürür. “Bak anne, buralar da bizim...” Yaşlı kadın yine içini çeker ve “Vah oğlum, vah!..” Annesinin haline anlam veremeyip, bozulan Brejnev, almış kadını kışlık saraya götürmüş. “Bak anne, kışın bir bölümünü de burada geçiriyorum” annesi yine “Vah oğlum, vah!..” Brejnev iyice kızmış “N’oluyor anne? Benim bu halime sevineceğine, üzülüp duruyorsun. niçin?” Kadıncağız hayıflanmış “Ben üzülmeyeyim de kim üzülsün oğul? Bir gün komünistler gelirse, senin halin nice olur?..”

004. Sokaklara işeme özgürlüğü
Brejnev Pakistan’ı ziyareti sırasında sokaklarda işeyen çok sayıda adam görür. Nedenini sorunca Ziya-ül Hak “Pakistan özgür bir ülkedir, isteyen istediği yere işer” der. Bir süre sonra Brejnev gece vakti Moskova sokaklarında işeyen bir adam görür ve “Öldürün şunu” diye emreder. Ertesi günkü Pravda’da bir haber yer alır “Pakistan büyükelçisi dün gece ölü bulundu!..”

005. İhbar
KGB karargahındaki telefon çalmış... "Alo... Komşum Solomon bir devlet düşmanı... Odunluğunda deklere edilmemiş elmaslar saklıyor..." KGB görevlisi "Not edildi, merak etmeyin." Aynı gece KGB Solomon'un evini basmış; odunluğa dalmışlar. Tüm odunları kırmışlar, içlerine bakmışlar. Bir tek elmas bile bulamamışlar. Solomon'a sövmüşler gitmişler. Akşam üzeri Solomon'un telefonu çalmış... Arayan komşusu Moşe’ymiş...
- KGB geldi mi?..
- Geldi...
- Kışlık odunları kırdılar mı?..
- Kırdılar...
- O zaman telefon etme sırası sende.. Tarlamın ekim için çapalanması gerek!..

006. KGB
Çocuğun biri KGB’nin telefon numarasını bulmuş, hemen çevirmiş.
- Alo, orası KGB mi?
- Evet, KGB...
Telefonu kapatmış çocuk. Sonra tekrar çevirmiş numarayı;
- Alo, orası KGB mi?
- Evet, KGB...
Tekrar kapatmış telefonu. Üçüncü kez çevirmiş;
- Alo, orası KGB mi?
Arkasından omuzuna bir el dokunmuş;
- Evet, KGB!..

007. Rusya’da yumurta kuyruğu
Mağaza müdürü yumurta kuyruğundakilere gelecek yumurtaların yetmeyeceğini, bu nedenle parti üyesi olmayanların beklememelerini söylemiş. Az sonra “Kalanınıza da yetmez, yahudiler de ayrılsın” demiş. Yahudiler de ayrılıp gitmişler. Müdür “Yoldaşlar biz bize kaldığımıza göre itiraf edebilirim, yumurta mumurta yok!..”

008. Dükkan
Rusya’da bir vatandaş mağazanın kapısını açıp seslenmiş “Pardon... Et yok mu?” Görevli kaşlarını çatmış “Yoldaş... Yanlış gelmişsiniz... Burası ‘balık yok’ dükkanı!..”

009. Araba sevdası
Bir Amerikalı bir Rus’a kullandığı arabalardan övgüyle söz eder: “Keyfim yerinde olduğu zamanlar açık renkli arabamı kullanırım. Kendimi kötü hissettiğim anlarda ise koyu renkli olanı. Yurtdışında tatildeyken de parlak renkli olanı kullanmak bambaşka bir keyif.“ Rus “Rusya’da işler çok daha kolay... Keyfin yerindeyse, seni sarı üzerine mavi bantlı arabaya (polis arabası) bindiriyorlar. Kendini kötü hissettiğinde de beyaz üzerine kırmızı bantlı (cankurtaran) olana. Ben yurtdışına sadece bir defa çıktım. Orada da tank kullanmıştım.”

010. Ner’den anladın?
Adamın biri Moskova’da restorana girer. Çorba, tavuk, pilav, salata, tatlı, kahve derken hesabı ister. Garson “Buy’run komserim” der. Adam komiser olduğunu nereden anladığını sorunca garson “Üniformanızdan!..”

011. Polit makam
Gorbaçov bir gün davete çok gecikmiş. Bakmış olacak gibi değil, şoföre “Sen arkaya geç, ben kullanacağım.” Yolda yanlarından hızla geçtikleri polislerden biri “Çok önemli bir memur olmalı” demiş. Diğer polis bunu nereden çıkardığını sorunca, “Baksana, şoförlüğünü Gorbaçov yapıyordu!..”

012. Onbeş yıl
Rusya’da, yargıcın biri kahkahalarla gülerek duruşmadan çıkar. Meslektaşı niçin güldüğünü sorduğunda “Duruşmada bir fıkra anlattılar da, ona gülüyorum.” Arkadaşı “Bana da anlatsana.” Yargıç “Olmaz!.. Anlattığı fıkra yüzünden, adama tam onbeş yıl hapis cezası verdim!..”

013. Nereye sövülür?
Adamın devlet dairesinde çok önemli bir işi varmış. Hava sıcak, memurlar güçlük çıkartmışlar, öğle tatili olmuş. Adam sıkıntıdan başlamış küfretmeye. Toparlayıp önce karakola, sonra da mahkemeye götürmüşler. Yargıç kime küfrettiğini sormuş. Adam “Ben Macar hükümetine sövdüm” deyince, yargıç komisere dönmüş “Rus hükümeti adı geçti mi, komiser?” komiser “Hayır, geçmedi ama, ben 25 yıllık komiserim, hangi hükümete sövüleceğini iyi bilirim!..”

014. Seçim yasağı
Rusya’da seçim yapılıyordu. Adamın biri eline verilen zarfı açmaya kalkışınca, secim görevlisi atıldı “Hey, ne yapıyorsun sen?” Adam “Bir şey yaptığım yok... Yalnızca kimi seçtiğimi bilmek istedim de...” Görevli “Olmaz öyle şey!.. Seçimin gizli olduğunu bilmiyor musun?..”

015. Boğa
Komünizm döneminde Rusya’da çiftçinin biri bir boğa yetiştirmiş. Boğa rekor üstüne rekor kırıyor, gelen hiçbir ineği geri çevirmiyormuş. Sonunda bölgedeki devlet çiftliğinin (kolhoz) yetkilileri gelip “İşçi sınıfının davasına hizmetin olur; boğanı kolhoza bağışla. Sana da devletin büyük üretim madalyasını verelim” demişler. Adam istemeye istemeye vermiş boğasını. Bir süre sonra kolhozdan çağırmışlar köylüyü “Senin bu boğaya bir haller oldu. yanına gelen inekleri hep boş gönderiyor. 3-4 ayda bir bir ineği ancak döllüyor. Bak bakalım derdi nedir?” Köylü “Ben onun derdini biliyorum... Devlet memuru oldu ya!..”

016. Teke (Boğa fıkrasının versiyonu)
Adamın birinin çok çalışkan bir tekesi varmış, günde siz söyleyin 5, ben söyleyim 10 kez iş bitirirmiş. Tabi bu tekenin ünü gün be gün artmış; sonunda Moskova’nın kulağına kadar gitmiş. Devlet yetkilileri bu durum karşısında iyice düşündükten sonra tekenin sahibini yanlarına çağırmışlar. Sıkı bi pazarlıktan sonra bizim tekeyi devlet memuru yapmışlar. Ertesi gün işbaşı yapan teke daha ilk günden günde 1 müşteri almaya başlamış. 1-2 gün sonra 2 günde bir keçi almaya başlamış. 1 hafta geçmemiştir ki daha, yıllık izne çıkmış. Halk bu durum karşısında çok şaşırmış. Günde 10 posta çalışan tekeyi arar hale gelmişler. Bunun üzerine sahibine sormuşlar; “Kardeş senin bu tekeye ne oldu böyle? Nedir değişen? Anlat da öğrenelim.” Sahibi topluluğa bakarak gülmüş; “Eeeeee bizim teke devlet memuru oldu. Haberiniz yok mudur?..”

017. İnek (Boğa fıkrasının versiyonu)
Rusya’da ihtilal olur. Devlet memurları çiftlik çiflik gezip süt toplarlar. Çiftçilerden birinin evine gelirler. Bakarlar ki süt çok az. Memur çiftlik sahibine sorar; “Bu inek çarlık döneminde günde 2 bidon süt veriyordu. Bakıyorum şimdi yarım bidon anca veriyor. Sebebi nedir?” Çiftçi cevap verir; “Yoldaş inek de artık devlete çalıştığının farkında!..”

018. Amerikalı zenginin Moskova gezisi
Çok zengin Amerikalı Moskova’ya gitmeye karar vermiş. Daha önce Moskova’yı gören arkadaşları, orada mutlaka yapması gereken 3 şeyi sıralamışlar: “Kürk alınacak, Bolşoy’da bale izlenecek ve Lenin’in Mozolesi ziyaret edilecek...” Ancak, uyarmayı da ihmal etmemiş arkadaşlar: “Hepsinde kuyruk olabilir, öne geçmek için rüşvet vermek gerekir...” Dolar milyoneri Amerikalı gitmiş Moskova’ya... Bakmış ki, her 3 yerde de kuyruk var. Dönmüş oteline. Kürk mağazasını aramış “... otelinde kalıyorum ve 10 tane kürk istiyorum. Dokuz tanesi sizde kalsın, birini hemen bana gönderin.” 10 dakika geçmeden kürk paketi odasına gelmiş. Bu kez bolşoy’u aramış “... otelinde kalıyorum ve bu akşamki gösteriye 100 bilet istiyorum. Doksandokuz tanesi sizde kalsın, birini hemen bana gönderin.” 5 dakika sonra bileti gelmiş. Gösteri öncesi Lenin’in Mozolesi’ne yollanmış. Nöbetçilerden birine yaklaşmış ve eline 100 $ sıkıştırmış. Göz kırparak “Lenin’i görmek istiyorum” demiş. Nöbetçi, Amerikalı’nın kulağına yaklaşmış ve “Siz mi içeri girersiniz, Lenin’i mi buraya getireyim?..”

019. Sovyet megamarkettinde alışveriş macerası
Sovyet yetkililer Türk konuklarını şehrin merkezindeki megamarkete götürmüşler. 10 katlı marketin her katında ayrı bir ürün grubu için yer ayrılmış. Katlar ise yüzlerce ayrı reyona bölünmüş. Her ürünün yüzlerce çeşidi için yer ayrılmış. Türk yetkililerin dikkatini bir şey çekmiş, tüm reyonlar boşmuş. “İyi ama, burada hiç mal yok ki!..” diyecek olmuşlar. Rus yetkili “Tamam mal yok; ama organizasyon nasıl!..”

020. Organizasyon
Çekoslovakya’nın işgali sırasında bir Rus komutan, bir köylünün evinde kalmış. Geceyarısı tuvalete gitmek isteyen komutana, köylünün uzaklardaki tarlası gösterilince “Ne kadar da kötü bir organizasyon.” Diye sızlanmış. Çek köylü “Sizin aradığınız organizasyon bizde olsaydı, şimdi biz sizin tarlanıza sıçıyor olurduk!..” diye yanıtlamış.

021. Kardeş
Gazeteci Praglı yaşlıya “Ruslar’a dost mu, kardeş gözüyle mi bakıyorsunuz?” diye sormuş. Praglı “Kardeş gözüyle doğal olarak. İnsan dostlarını kendi seçer!..”

022. Kime?
Macaristan’da öğretmen çocuğa soruyordu: “Karşında Kennedy ile Kruşçef’in durduğunu farzet. Elinde dolu bir tabanca var. İkisinden hangisine ateş edersin?” Çocuk bir süre duraksar, ardından: “Şey efendim, siz olsanız hangisine ateş edersiniz?” Öğretmen; “Elbetteki Kennedy’ye!” Öğrenci; “Öyleyse... Bana seçme şansı kalmıyor. Ben de Kruşçef’e!..”

023. Ruble
2. Dünya savaşı sırasında Rus orduları geri çekiliyor. Rus generali durumu kurtarmak için askerleri teşvik etmeye karar vermiş. Getirilen her ölü Nazi için 10 Ruble vaad etmiş. Askerlerden kimi 1 kimi 3 ceset getiriyorlar ve paralarını alıyorlar. Bu ara bir yahudi asker bir vagonu sürükleyerek getirir. Vagon ceset doludur. General bunu görünce askeri kenara çekerek söyle der; “Asker, anlarsin ya bütçemiz zayıf, ben sana ceset başına 7.5 ruble vereyim...” Asker “Olmaz!.. Zaten bana geliş fiyatı 8.3 ruble!..“ (Hasan Çeliktaş)

024. Katiller
Bir gün Boris Yeltsin ölüvermiş. Ruslar bu ölüme çok üzülerek hemen katilleri aramaya başlamışlar. Sonunda isimleri “J” ile başlayan 3 CIA ajanına ulaşmışlar. Ajansların isimleri şöyleymiş: Johnnie Walker, Jack Daniels ve Jim Beam... (“turcopolis”/Ek$iSözlük)

025. Dünya kupası
Azeri, Ermeni ve Çeçenler’den oluşturulan Kafkasya milli takımı dünya kupasına gönderilir. Kafkaslar finale kadar çıkıp orada da Brezilya'yı 5-0 mağlup ederek kupaya uzanırlar. Bu işten bir şey anlamayan dünya komuoyu adına haberciler maçın sonunda hakeme sorarlar; “Hocam, nasıl oldu bu iş?” Hakem şöyle açıklar: “Adamlar dağılımı çözmüş. Forvete Çeçenler’i koymuşlar, geçit vermeyen bıçaklanır, ağzı burnu dağılır. Defansta Azeriler var; geçmek için rüşvet vermek gerekir. Kaleye de bir Ermeni koymuşlar, golü atsanız da 'yemedim' der, kanıtlayamazsınız!.. (“umnica”/Ek$iSözlük)

026. Yalan
Yıllar sonra iki eski sovyet vatandaşı sokakta karşılaşırlar. Biri der ki:
- Ahhh dostum... Meğer komünizm hakkında bize anlatılan her şey yalanmış..
- Haklısın!.. Ve maalesef, kapitalizm hakkında söyledikleri her şey de doğruymuş!.. (“nurbanu sultan”/Ek$iSözlük)

027. Kağıt
Sovyetler Birliği döneminde bir muhalif elindeki bir tomar kağıdı Kızıl Meydan'da dağıtmaya başlamış. Biraz sonra KGB ajanları gelip adamı yakalamışlar, ama bakmışlar ki dağıtılan kağıtlar boş. Gene de adamı götürüp mahkemeye çıkarmışlar. Boş kağıtları dağıtan adama, ilk celsede, "Rejime muhalefet, partiyi eleştirmek vb." bir sürü suçtan uzunca bir hapis cezası verilince, adam itiraz edecek olmuş: "İyi ama kağıtlarda hiçbir şey yazmıyordu ki..." Hakim cevap vermiş: "Bu ülkede yaşayan herkes neler yazması gerektiğini bilir!.." (“kasagi”/Ek$iSözlük)

028. Polonya fıkraları
• Yeni Polonya donanması, altı camdan gemiler yapmış; eski Polonya donanmasını görebilmek için...

• Bir Polonya kamikaze uçağı 48 başarılı görev uçuşu yapmış...

- Bir Polonya savaş gemisini nasıl batırırsınız?
- Denize indirerek...

- Almanlar Polonya'yı nasıl o kadar hızlı aldı?
- Geri geri yürüdüler... Polonyalılar onların çekildiğini sandı.

- Bir Polonyalı size el bombası atarsa ne yapmalısınız?
- Pimini çekip geri atın.

- Bir Polonyalı size bir pim atarsa ne yapmalısınız?
- Polonyalı’nın dişlerinin arasındaki bombadan hızla uzaklaşın.

029. Bayrak
Rus devlet başkanı Brejnev Amerika'yı ziyaret ettiğinde Ford'un davetlisi olarak Beyaz Saray’a gitmişti. Ziyaretin ertesi sabahı Ford Brejnev'e geceyi nasıl geçirdiğini sordu:
- Çok iyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm.
- Yaa ne gördünüz?
- Beyaz Saray’da komünist bayrağının dalgalandığını gördüm.
Brejnev'in bu cevabına Ford karşılık vermedi. Bir yıl sonra Ford Rusya'yı ziyarete gitti. Sabah olunca Brejnev ona nasıl uyuduğunu sordu.Ford:
- İyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm.
- Ne gördünüz?
- Kremlin'de komünist bayrağı dalgalanıyordu.
Brejnev pek memnun olmuştu.Ford devam etti:
- Ama bayrakta acaip yazılar vardı.
- Ne yazıyordu ne yazıyordu?
- Vallahi okuyamadım… Çünkü yazılar Çince idi!..

030. Öldükten sonra
Rusya"da torunu babaannesine sormuş; "Lenin nasıl biri?" Babaanne "Çok iyi biriydi, bize ekmek verdi." demiş. Torun; "Peki Brejnev nasıl biriydi?" Babaanne; "Çok kötüydü, çok insan öldürdü ve bizi ekmeksiz bıraktı." Torun; "Peki Yeltsin nasıl?" Babaanne; "Eee... Daha bilmiyoruz. Öldüğü zaman öğreniriz."
Gelen Fıkralar
Bu dökümana henüz fıkra eklenmemiş, aşağıdaki formdan fıkranızı ekleyebilirsiniz.
Fıkra Ekleyin
Fıkra
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir fıkra eklendiğinde haber verin.

Ara
Fıkra Masası Fıkra Masası, ticari amaç taşımayan bir paylaşım sitesidir. Elde edilebilecek reklam ve/veya yayın gelirleri Ankara İletişimliler Vakfı (Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Mezunları Vakfı) Burs Fonu'na bırakılmıştır.