Güle güle kullanmanız dileğiyle... :)
Şubat 2012
PzrPztSaÇaPeCuCts
1234
567891011
12131415161718
19202122232425
26272829
Aylık Arşiv
Ocak 2012
Şubat 2012
Yıllık Arşiv
2007 2008 2009 2010 2011 2012
Ana Sayfa > Orta Çekmece > Yurdum > Süleyman Demirel
Süleyman Demirel
001. Cehennem tipi
Ecevit ölmüş, cehenneme gitmiş... Zebaniler sormuşlar “Özal’ın cehennemine mi gitmek istersin, Demirel’inkine mi?” Ecevit “Özal’ın cehennemi nasıl?” diye sormuş. Zebaniler “Yer çivili tahta kaplı... Yatırıp elektrik veriyorlar... Bir yandan da üstünüzden asfalt silindiri geçiyor.” Ecevit Demirel’in cehennemini seçmiş. Zebaniler nedenini sorunca “Demirel’in cehenneminde tahta olmaz. Tahta olsa çivi bulunmaz. İkisi de olsa elektrikler kesilir. Elektrik kesilmezse bu sefer de benzin, mazot bulunmaz, silindir çalışmaz!..”

002. Şapka
Bir söyleşide Demirel’e sormuşlar- ”Siz siyasetteyken, sayenizde en çok kazanan kişi olarak yeğeniniz Yahya’yı biliriz. Doğru mu?” Demirel- ”Hayır” demiş... “En çok kazanan, şapkacım Nurettin olmuştur.”

003. Gelir
Clinton, Blair ve Demirel sohbet ederler. Clinton “Biz vatandaşlarımıza 2000 $ maaş veririz. Bunun 500 $’ını sosyal yardımlar için keseriz; kalan parayı nasıl harcadıklarını hiç sormayız.” Blair girmiş araya “Biz vatandaşlarımıza 3000 pound maaş veririz. bunun 1000 poundunu sosyal yardımlara ayırırız; kalanını sormayız.” Demirel “Valla biz vatandaşlarımıza 300 milyon TL maaş veririz. Bunun 100 milyonunu biz veririz; kalanını nerden bulduklarını hiç sormayız.”

004. Çinli’nin ilgisi
İsmail Cem, Çin gezisinde Çinli meslektaşıyla görüşüyormuş. Çinli nezaketen: “Türk siyasetini takip ediyorum” demiş. “Sizde de köklü aileler var, tıpkı Kennedy ve Bush ailesi gibi. Örneğin bir Demirel ailesi var bir sürü başbakan yetiştirmiş. Bir de Cumhurbaşkanı.” İsmail Cem bu olayı anlatırken, ”Hepsinin aynı insan olduğunu söyleyemedim.” der...

005. Eski zamanlar
Türkiye’de 70’li yıllarda görev yapmış bir Amerikalı diplomat 2000’lerin başında Türkiye’ye tatile gelir. Eski arkadaşlarıyla Boğaz’da oturup “Törkiş kebap” yer, rakı içerler. Laf lafı açar, diplomat Ecevit’le Demirel’i hatırlar. “Yahu...” der, “Sizin iki tane politikacınız vardı. Hani biri romantikti, şiir filan yazardı. Diğeri daha klasikti. Ne oldu onlara?” Masadakiler, “Valla... İkisi de iyi... İkisi de halen politikada. Lakin birinin ‘roman’ı gitti, ‘tik’i kaldı, diğerinin “kla”sı gitti, ayıp olmasın diye ‘baba’ diyoruz...”

006. Hazır Kırat
Süleyman Demirel Güniz Sokak’taki evinden çıkıp kapının önünde bağlı hazır duran kır atına binerek Anadolu'da dolaşmaya başlar:
(Nil’in “Hazır Kart” müziğini mırıldanarak okumanızı öneririz)
Bi’ İslamköy vardı ya, Isparta'da...
Ben doğdum...
Bi’ soru vardı ya...
Ben demagoji yaptım...
Bi’ köşk vardı ya, yukarılarda...
Ben indim...
İlksan paraları sorun olmuş, ne var ki?
Verdimse ben verdim.
Ombudsman deme, değilim...
Cumbaba deme, değilim...
Ben özgürüm, sadece üzgünüm.
Hazır ol kır at... Binaaneleyh yeni maceralar bizi bekliyor deeh... Kır aaat. Ben özgürüm.
Dış ses:
Kahramanımız siyasetle bir daha nerede karşılaşacak? Bilin, sponsor olun, bakanlığı kapın.
Gelen Fıkralar
Bu dökümana henüz fıkra eklenmemiş, aşağıdaki formdan fıkranızı ekleyebilirsiniz.
Fıkra Ekleyin
Fıkra
Ad Soyadınınız
Mail
Web Sitesi
Beni hatirla
Yeni bir fıkra eklendiğinde haber verin.

Ara
Fıkra Masası Fıkra Masası, ticari amaç taşımayan bir paylaşım sitesidir. Elde edilebilecek reklam ve/veya yayın gelirleri Ankara İletişimliler Vakfı (Ankara Üniversitesi İletişim Fakültesi Mezunları Vakfı) Burs Fonu'na bırakılmıştır.