Turgut Özal
001. Özal tanrıyla konuşunca
Cehennemlik Özal durumu anlayınca tanrıyla görüşmek istediğini söyler; görüşürler. Tanrı- ”Tamam der, beyefendiyi cennete götürün. Sırat Köprüsü’nü satacağız, cenneti de özelleştireceğiz.
002. Çiş tahlili
Özal köşkün bahçesinde dolaşırken karlar üzerinde çişle yazılmış bir “Çankaya’nın şişmanı” yazısı görür. Çok sinirlenir, adamın bulunmasını ister. Yaver az sonra gelir ve bir iyi, bir de kötü haberinin olduğunu söyler. İyi haber: “Çiş Akbulut’undur.” Kötü haber: “El yazısı Mesut Yılmaz’a aittir.”
003. Ceza
Özal, vapurla Büyükada’ya giderken, kaptana sormuş- ”Şu anda gemide kaç yolcu var?” Kaptan- ”Yaklaşık 100 kişi...” deyince, Özal- ”80’ini denize atın!..” Kaptan- “Ama neden?” Özal- ”26 mart seçimlerinde her yüz kişiden sekseni bana oy vermemişti!..”
004. Tik
Özal ile samimi dostu “Prezidan Buş”un toplantısında kahve molası verilmiş. Bush ile Özal ayakta laflarlarken, Bush’un gözü biraz uzakta duran irikıyım bir Türk’e takılmış. Adam sağ elinin baş ve işaret parmaklarını “para” anlamına gelecek şekilde birbirine sürtüp, Özal’a bir şeyler anlatmak istiyormuş. Özal duruma açıklık getirmiş “O benim devlet bakanımdır. Ekonomi ondan sorulur. Sağ elinde bir tik vardır, hep böyle yapar.” Bush bir kahkaha atmış “Bilirim, bilirim... Benim de sağ elimde bir tik vardır, hep böyle yaparım” ve sağ elinin işaret ve orta parmaklarının arasına başparmağını yerleştirmiş.
005. Cehennem tipi
Ecevit ölmüş. Cehenneme gitmiş... Zebaniler sormuşlar “Özal’ın cehennemine mi gitmek istersin, Demirel’inkine mi?” Ecevit “Özal’ın cehennemi nasıl?” Zebaniler “İlahi adam... Sen Özal döneminde Türkiye’de yaşamadın mı? Or’da ne gördüysen, bur’da da onu göreceksin!..”
006. Düş
80’li yıllar... O zamanın gözde liderleri olan Gorbaçov, Reagan ve Özal uyudukları anda beraberce aynı rüyayı görmeye başlamışlar. Tabii bu üç tehlikeli beyaz bir araya gelince, hemen başlamışlar politika ve siyaset hakkında kaynatmaya... Bunlar mırıl mırıl sohbet ederken, tanrı bunları görmüş ve "Ulen bu fırlamaları hiç boş bırakmaya gelmiyor. Rüyalarında bile bir hinlik çeviriyolar. Du’ bi’ bakayım şunlara!" demiş. Tanrı bu üçünün rüyasına ortak olmuş ve sormuş, “Ne konuşuyorsunuz yine bakayım siz? Sakın bir numara olmasın, feci yaparım haa!..” Gorbaçov: “Ulu tanrım... Kötü bir şey yapmıyorduk. Sadece ülkülerimizin akıbetinin ne olacağını tartışıyorduk.” Tanrı: “Öyle mi?.. Ha’di bakayim benden size kıyak. İçimden geldi. Sorun kafanızda ne varsa, ben yanıtlayacağım.” Bunun üzerine Reagan hemen atlamış, “Ulu tanrım!.. Lütfen söyle bana; yüce ve mukaddes ülkemiz Amerika, ne zaman tüm dünya karasularına donanmasını yerleştirebilecek? Amerikan askerlerinin ayak basmadığı kara parçası bırakmayacak?”Tanrı, “Hımmm... İyi soru... Du’ bakayım... Hah, bundan 85 sene sonra...” Bunun üzerine Reagan’ın biraz keyfi kaçmış: “Ha’di yaa!.. Tüh!.. Ben göremeyeceğim!..” Daha sonra Gorbaçov almış mikrofonu eline, “Yüce tanrım... N’olur söyle bana, tüm dünyada komünizmin ve devrimin öncüsü, payidar ülkemiz ana Rusya ne zaman tüm Kafkasya’yı ve Orta Asya’yı ele geçirip, ideolojilerini kıtalar arasında da yayabilecek? Ha ne zaman?” Tanrı: “Aaa, bak bu daha güzel bir soru... Bakayım... Eveeet... Hah, gördüm... 175 sene sonra.” İstediği cevabı bulamayan Gorbaçov da pısmış köşesine, “Ahhh... Ahhhh... Ne yazık ki ben göremeyeceğim!..” Sıra bizim Özal’a gelmiş, “Allah’ım... Ya bizim gariban, açlıktan ağzı kokan, parasızlıktan kıçı açıkta geçen vatandaş sürekli beni sıkıştırıp duruyor. Söylesene bana bizim ülkede enflasyon ne zaman tam anlamıyla tükenecek? Türkiye ne zaman tam demokrat ve laik bir ülke olacak? Çok merak ettim doğrusu.” Bu soru üzerine tanrı derin bir iç çekmiş, “Ahhhh!.. Ahhhhh!.. Maalesef bunu da ben göremeyeceğim!..” (“punkertifo”/Ek$iSözlük)
Gelen Fıkralar
Bu dökümana henüz fıkra eklenmemiş, aşağıdaki formdan fıkranızı ekleyebilirsiniz.